Oktay Ensari

Kayserispor ve ucundan tutmak

KAYSERİSPOR  bu şehrin ortak payandasıdır, ortak değeridir, en önemli markasıdır… Kayserispor bu şehrin gözbebeğidir… Kayserispor bu şehrin sosyal bir olgusudur… Kayserispor bu şehrin rengidir… Kayserispor bu şehrin gururudur… Yönetimlerin, Ahmedin,Mehmedin, Ali’nin Veli’nin babasının malı değil, bu şehre mal olmuş, herkesi kucaklayan bir kurumdur Kayserispor… Bu şehrin spordaki sesidir Kayserispor…1966 yılında nice emeklerle kurulmuş, nice badireler atlatmış, Kayseri’nin simgesi Erciyes dağını armasında taşıyan önemli bir değerdir Kayserispor… Kendisini laf olsun diye seveni de, gönülden sevip destekleyeni de bilir Kayserispor… Nankör değildir, Kayserispor… Sevenine, sahip çıkanına, destek verenine başka bir gözle bakar Kayserispor… Bu şehir için angarya değil, en önemli spor olayı ve turizm değeridir Kayserispor…
                 ***
Bu satırları, Kayserispor’un açmazda bulunduğu, mali sıkıntı yüzünden, 2019-2020 sezonunun henüz başlangıcında olağanüstü genel kurula gitmesi nedeniyle , testi kırılmadan, Kayserispor kulübüne  bir dönem de yönetici olarak görev yapmış bir spor adamı olarak yazıyorum ve uyarıyorum… Ucundan tutmak tabirini hiç sevmem. Bir şey ya  hakkıyla yapılır, ya da yapılmaz… Maalesef bu şehirde son yıllarda ‘’ucundan tutmak’’ moda oldu. Tetikçi kullanmak,perde gerisinden ahkam kesmek,
“Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” tavrı siyasetten spora tüm alanlara hakim oldu… Dil altı, bel altı, kaçak güreşmek, topu taca atmak, algı yaratmak, medya üzerinden veya bir kısım medya mensuplarını kullanarak şehri yönetme arzusu ne yazık ki hakim oldu. Bu rollere soyunmuş her kesimden, her meslekten aktörler bulundu… Argo deyimle ‘’ Kasabanın şerifleri’’türedi… Bunlar ortada arzı endam etmeye başladı…Yani ayaklar baş, başlar ayak oldu… Menfaatine gelmeyince ‘’ İstemezük’’cüler mitoz bölünme yöntemi gibi adeta çoğaldı… Kayseri’nin, bu şehrin en önemli özelliği olan  birliği, beraberliği, ortak hareket etme sağduyusuna gölge düştü…’’ Birlikte rahmet, ayrılıkta azap var’’sözü rafa kaldırıldı.İşte ,Kayserispor’da bu olumsuzluklardan ister istemez etkilendi. Kayseri şehriyle ilgili analizlerimi önümüzdeki günlerde çok ayrıntılı olarak bir yazı dizisi halinde KAYSERİ TELGRAF’ta suya, sabuna dokunarak yazacağım… Yazacağım ki, birileri herkesi kör, herkesi sağır zannetmesin… Devekuşu misali başını kuma gömüp, vücudu dışarıda kalanları görsün, bilsin… Hem de belgeleriyle…
                   ***
Lafı uzattığımın farkındayım, ancak klavyenin başına geçince konu da Kayserispor olunca uzunca bir giriş yaptım… Zira, bu şehirde Kayserispor, bir çok konudan ayrı değil. Herşey birbiriyle ilgili ve iç içe… Uzun lafın kısası, Kayserispor için gün bu gün, zaman bu zaman… Önerim şudur ;İstanbul seçimleri için iktidar ve muhalefet milletvekilleri İstanbul’da… Şehrin belediye başkanları da … Genel merkezlerinin verdiği talimat doğrultusunda siyasi çalışmalarını yapsınlar, İstanbul Belediye başkan adaylarına oy istesinler, bunların hepsine tamam… Ancak, hazır istanbul’a gitmişken diyorum ki,İstanbul’daki Kayseri İli Yardım Derneği ve 60 dernekleri Kayserililer Federasyonu yöneticileriyle,hayırseverlikte yarışan şehrimize okul, üniversite, cami, çeşme, hastane, orman, stad yaptıran Sabancı,Özilhan,Has, Dedeman, Çetinsaya,Bayraktan, Karamancı, Kibar aileleri gibi ülke ekonomisine yön veren işadamlarımızı ziyaret ederek, Kayserispor’a maddi katkı isteseler olmaz mı ? Hatta, Kayserispor’un transfer listesindeki oyunculardan birinin bedelini siz karşılayıp, sponsorluk yasasından faydalanıp,şirket hesabından vergiden düşerek karşılayın diyemezler mi ? Belediyelerin borçlu olduğundan dem vuran başkanlar, diğer spor kulüplerine sponsor olan THY’nin, kamu bankalarının kapılarını toplu olarak, yanlarına parti ayrımı yapmaksızın  Kayserili milletvekillerimizi de alarak çalamazlar mı ?

Diğer Makaleler