Ak Parti Kayseri Milletvekili Sayın Bayar Özsoy TBMM'de İyi Parti'nin ÇED süreci hakkındaki iddiaları için konuştu.
"ÇED kararlarının keyfi olduğu iddiası gerçeği yansıtmamaktadır" diyen Özsoy'un yaptığı konuşma şöyle;
"İYİ Parti tarafından ortaya konulan iddialar çerçevesinde çevresel etki değerlendirmesi sürecinin sanki keyfî, bilim dışı ve kapalı kapılar ardında yürütülen bir mekanizma olduğu yönünde bir algı oluşturulmaya çalışılmaktadır. Oysa bu iddialar hem gerçeği yansıtmamakta hem de onlarca yıllık kurumsal emeği haksızca değersizleştirmektedir. Açık konuşalım, ÇED bu ülkenin çevre politikasının omurgalarından biridir. 2872 sayılı Çevre Kanunu ve ÇED Yönetmeliği'ne dayanır, verilen her karar dosyalarca teknik bilgi, kurum görüşleri ve uzman raporları üzerinden şekillenir. Bu nedenle burada söz konusu olan günübirlik idari tercihler değil, devlet aklıyla yerleşmiş, bilimsel çerçevesi güçlü bir sistemdir. ÇED süreçlerinin bilimsel olmadığı iddiası gerçeği yansıtmamaktadır. Bugün bir ÇED raporunda jeolojiden hidrojeolojiye, flora ve faunadan gürültü ve atık yönetimine, hava ve su kalitesinden kümülatif etkilere kadar çok geniş ölçekte teknik veri sunmak zorunludur. Bakanlık bu raporları değerlendirirken üniversitelerin, ilgili kamu kurumlarının görüşlerini dikkate almakta, eksiklik tespit ettiğinde dosyaları revizyona göndermekte, gerekirse olumsuz karar verebilmektedir. Yani raporu hazırlayan firmanın değil, idarenin bilimsel ve hukuki denetimi belirleyicidir. Raporları hazırlayan firmaların bağımsızlığı konusunda da yanlış bir algı vardır. Bu kuruluşlar Bakanlıktan yeterlilik belgesi almış, personel niteliği ve teknik altyapısı mevzuatla belirlenmiş profesyonel kurumlardır. Mevzuata aykırı davrananlar için uyarıdan belge iptaline kadar uzanan yaptırımlar vardır. Nihai karar ise her zaman idarenindir. Halkın katılımının olmadığı yönündeki iddia da doğru değildir. EK-I projelerinde halkın katılımı toplantısı zorunludur. Toplantılar ilan edilir, tutanak altına alınır ve raporlara yansır, ÇED dosyaları askıya çıkarılır, süreçler kamuoyuna açıktır. Katılımın düşük olduğu münferit örnekler üzerinden bütün sistemi yaftalamak haksızlıktır.
- "ÇED gerekli değildir.", kararlarının keyfî olduğu iddiası da gerçeği yansıtmamaktadır. Bu kararlar EK-II kapsamındaki projeler için yürütülen seçme eleme sürecinin sonucudur. Risk görülen her durumda proje tam ÇED sürecine alınmaktadır. Ayrıca hiçbir "ÇED gerekli değildir." kararı, yatırımın çevre izinleri, denetim ve izleme yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz.
Yargı kararları ise titizlikle uygulanmakta, mahkemelerin işaret ettiği alanlar sürekli iyileştirilmektedir Değerli milletvekilleri, elbette hiçbir yönetim sistemi kusursuz değildir. Bakanlığımız çevre aktivistlerinin, akademinin ve milletimizin eleştirilerini dikkate alarak sahadaki uygulamaları geliştirmek, dijital ÇED süreçleri, coğrafi bilgi sistemlerinin entegrasyonu, sektörel rehberler ve eğitim programlarıyla sistemi daha da güçlendirmek için çalışmalarını sürdürmektedir. AK PARTİ Grubu olarak çevreyi korumayı anayasal bir sorumluluk olarak görüyoruz. Bilimsel verileri, kamu yararını ve hukukun üstünlüğünü esas almaya devam edeceğiz. Bu nedenle, Meclis araştırması önergesine ret oyu kullanacağımızı belirtiyorum."

















