Veli ALTINKAYA

SAZAN OLMAYIN

AK Parti’de il başkanlığı rüyası görenler Şaban Çopuroğlu’nun ‘aday değilim’ cevabına aldanarak ‘ben de varım’ derlerse bu kışın ortasında ‘sazan’ muamelesi görebilirler...

AK Parti İl Başkanı Şaban Çopuroğlu, dün meslektaşlarımızın “Aday mısınız?” sorusuna, “Değilim” diye tek cümlelik cevap verdi. Israrlı sorular üzerine de mealen, “Aday olmayacağım derken, istemem yan cebime koyun yaklaşımı içerisinde değilim” dedi...

Meslektaşlarımızın 3. kez ısrarında ise Çopuroğlu, topu Sayın Cumhurbaşkanı’na atan ifadeler kullandı.

Şaban Çopuroğlu siyaseti öğrenmiş. Henüz 1.5 yıllık il başkanı olmasına rağmen AK Parti’de siyaset yapmanın mantığını iyi kavramış.

Şaban Bey aslında ‘görev istenmez verilir’ mantığından hareketle, ‘Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleri ve teşkilatımızın teveccühü ile adayım’ demeye getiriyor.

Zaten bir il başkanı, hangi partide olursa olsun ‘Genel Başkan’a rağmen’ aday olamaz. Olup kazansa bile çalışamaz, görevden alınır.

Şaban Bey bunu çok iyi biliyor. Bunu bildiği için de ‘aday değilim’ diyor. O’nun adaylığını ya doğrudan yapılacak görüşme ile ya da Teşkilat Başkanı Erkan Kandemir’ in milletvekilleri, belediye başkanları ve ‘halk anketi’ ile elde ettiği verileri Genel Başkan’a arzı ve alacağı talimatla açıklanacak.

Çopuroğlu yeniden aday gösterilmeyecek olsaydı geçtiğimiz yıl istifa ettirilen 10 il başkanının maruz kaldığı muamele ile karşılanırdı. Haa, buna rağmen Çopuroğlu da dahil hala 81 il başkanı için aynı muamele her an yapılabilir mi, yapılabilir.

Tüm partiler için söylüyorum, siyasette buna ‘Büyüklerimizin hikmetinden ve iradesinden sual olmaz’ denir...

Şaban Çopuroğlu, AK Parti’nin muhtemelen bu yılın sonbaharında yapılacak il kongresine tek aday olarak katılacaktır. Bundan şüpheniz olmasın. Aksi, yani Sayın Cumhurbaşkanı’nın,‘Şaban Bey eline sağlık, yeni bir arkadaşımızla yola devam edeceğiz’ deme ihtimali düşük.

Niye?

Ne diyor Şaban Çopuroğlu? ‘16+1, toplamda 17 belediye ‘Cumhur İttifakı’na geçti’ diyor.

Devamında, İncesu Belediye Başkanı İlmek’in transferinin Türkiye’de ilk olduğunu söylüyor.

Devamında, ‘Cumhurbaşkanımızın bu süreçten memnuniyetini o gün hepiniz gözlemişsinizdir’ manasında cümleler kuruyor.

Özetle, eğer AK Parti içerisinde birileri, ‘Tamam ne güzel; Şaban Çopuroğlu aday değilmiş, o halde ben kolları sıvayayım’ derse tam da bu kış ortasında ‘sazan’ hem de ‘aynalı sazan’ konumuna düşer...

Siz ‘siz’ olun, ama asla ‘sazan’ olmayın...

Peki gelelim AK Parti’deki kongre sürecine...

İl Başkanı ilçe kongreleri ile ilgili takvimin yurt genelinde 20 Şubat’ta başlayacağını söyledi. Kayseri için hava şartlarını düşünerek kongre takvimini martın ortası ile nisanın ortası olarak işaret etti. “24 Nisan’da başlayacak olan Ramazan-ı Şerif’ten önce ilçe kongrelerini bitireceğiz” dedi. Yani sizin anlayacağınız 14 Mart’tan itibaren hafta sonları her cumartesi- pazar öğleden evvel ve sonra birer olmak üzere 4 ilçenin kongresi tamamlanmış olacak.

Örnek, bir cumartesi saat 10’da Sarız’ın kongresi yapılırken, öğleden sonra 14’de de Pınarbaşı’nın kongresi gerçekleşecek gibi...

Muhtemel ki Melikgazi ve Kocasinan kongreleri tek günde yapılır...

İl Başkanı Çopuroğlu da birkaç ilçe başkanının değişebileceğini söyledi. Ama ‘yanlış anlaşılmaktan’ korktuğu için veya ilçe başkanlarını tedirgin etmeme adına bu cümlesini yorumla tevil etti. Topu taça atan ifadeler kullandı.

Uzun süredir AK Parti’de üç ilçe başkanının değişebileceğini söylüyorum. Biri etkili olmak üzere üç ilçe başkanı benim zannıma göre değişir. Bu ilçe başkanlarının ikisi hemen çevreden. Üçüncüye piyango kime vuracak bakacağız.

Peki il yönetimi ne olur?

Yarısı gider...

Bazı mahfillerin gitmesini beklediği iki- üç isim gitmez, kalır. O isimler il başkanı için adeta ‘kırmızı çizgi’ gibidir. Aslında her dönemde, her il başkanının çevresinde böyle ‘kırmızı çizgilik’ isimler oldu. Kongre sürecinde Mustafa Elitaş, Mahmut Cabat, Ömer Dengiz ve nihayet Hüseyin Cahit Özden’in ‘kırmızı çizgilik’ isimlerinin kimler olduğunu tek tek yazarız.

Aslında Şaban Çopuroğlu il başkanlığını fena götürmüyor. Elbette daha iyisi olabilir mi, olabilir... Ama bu şehirde, milletvekili, belediye başkanı, parti teşkilatı, STK’lar, muhalefet, eşraf ilişkilerini-dengelerini hesaba kattığınızda bu iş ancak bu kadar olabiliyor.

Çopuroğlu’nun sandıktan çıktıktan sonra, daha da iyi il başkanlığı yapmasını bekliyorum.

 

Mış… Miş… Muş…

00- AK Parti İl Başkanı Şaban Çopuroğlu ‘aday değilim’ derken topu Cumhurbaşkanı’na atmış.

00- AK Parti’de ikisi ‘yakın’ biri uzak, üç ilçe başkanı değişebilirmiş.

00- Milli Eğitim Bakanı, şubatta önemli bir organizasyon için Kayseri’ye gelecekmiş.

00- AK Parti’de üç vekilin ve belediye başkanının katılımıyla yapılan il yönetimi toplantısı ‘renkli’ geçmiş.

00- Büyükşehir’in ‘doktor’ başkanına Ukrayna ‘fahri doktora’ veriyormuş.

00- Milli Savunma Bakanı cuma günü şehrimizdeymiş.

00- CHP İl Kongresi 9 Şubat’ta yapılacakmış.

00-MHP’li Vekil Baki Ersoy bilboardlardan ‘Sevdamız Kayseri’ diye mesaj veriyormuş.

 

KULİS BULVARI

MELİHA VERAL

‘Acaba buraya ne yazayım’ diye düşünürken Kayseri gündemi ile ilgili haberlere baktım. ‘Ali Veral’in Acı Günü’ diye bir haber görünce, ‘Allah rahmet eylesin, herhalde Meliha Teyze vefat etti’ dedim. Ali Veral dostumuzun annesi Meliha Veral’in vefatından haberim olmadı. Daha doğrusu bu satırları yazdığım saat 16.30’da haberim oldu. Rahmetli teyzenin elleri ile yaptığı sac böreği ne güzeldi. Hisarcık’taki evinde bizi ağırlamış ve sürekli ikramda bulunmuştu. Allah rahmet eylesin, güzel bir anneydi Meliha Teyze. Geçmişte Hisarcık Belediye Başkanlığı, Büyükşehir’de Daire Başkanlığı dahil muhtelif görevlerde bulunan, Kayseri ve Sivas Vakıflar Bölge Müdürlüğü yapan ve bir süredir de Ankara’da genel müdürlük uhdesinde daire başkanlığı görevini ifa eden Ali Veral’i bir ay kadar önce görmüş ve “Başkanım teyze nasıl?” diye sormuştum. Allah cümle geçmişlerimize rahmet eylesin. Veral ailesinin de başı sağolsun.

Diğer Makaleler