Kadir DAYIOĞLU

SU İHTİYACI VE TEKİR

Bazı şeyleri; “yüz seksen kez de olsa!” yazmak zorundayız. İster bunları eleştiri isterseniz uyarı isterseniz “yol gösterme” kabul edin. Ama yazacağız…

Bir tesis kurulurken, mimarisi, betonarmesi vs. kağıt üstünde yapılır. İnşaatını da yapıp bitirirsiniz. Amma laik altyapı hizmetleri var mı? Yoksa nereden ve nasıl gelecek? Bunlar da planlama aşamasında hesaplanır.

Yok bunları hesaplamaz, vurursanız kazmayı, bir de bakmışsınız yolsuz, elektriksiz ve susuz kalmışsınız. Bu bağlamda geçen gün, bir uyarı yapmıştım, Tekir’e yapılacak sekiz adet top sahası için: Bunların, “çim sulama suyu” nereden ve nasıl temin edilecek?

Bir de bunlara mevcut tesisler ile, gölek kenarına yapılacak “villaların” ihtiyacını düşünün. Bittiği zaman otuzu aşkın otel ve konaklama tesisi çıkacak karşımıza… Bir de sekiz adet top sahası… Tabii, işyerlerini de, sosyal tesisleri de buna ilave edin. Durun bitmedi, bir de gelip geçerken bidonlarına su dolduranların ihtiyacını da buna ilave edin…

İhtiyaç kabaca otellerde kişi başına (yatak da diyebilirsiniz) 300-600 litre, evlerde ise günlük 100-130 litre civarındaymış. Otomatik musluk kullanıldığı taktirde yüzde 40-50 gibi bir tasarruf olurmuş.

Siz, en az 3-4 bin yatak için bu ihtiyacı bir hesaplayın. Ayrıca buna diğer sosyal tesislerin ve sekiz adet top sahasını ilave edin… Bununla yetinmeyin, piknik için gelenlerle, gelip-geçenlerin gereksinimini ilave edin.

Durun bitmedi… “Habitatın” yani bitkilerin, hayvanların, “börtü-böceklerin”, yaylaya çıkan Türkmenlerin ihtiyacı da bu havzadan karşılanır. Gürle’ye kadar bağların, Hisarcık’ın ve Kıranardı’nın içme-kullanma ve sulama suyu da…

Şimdi, değerli Başkanımızdan bir istirhamım var. Bana, “Tekir Projesi”’nini, “su gereksinimini” ihtiva eden çalışmadan bir nüsha gönderebilirler mi? Şayet gönderebilirlerse, bundan sonra yapacağım değerlendirme ve eleştirilerde dikkate alırım. Bakalım nasıl temin edilecek?

***

Değerli Başkanım. Dost acı söyler… Bu ihtiyacı, tekir suları ile karşılayamazsınız. Geriye ya Kayseri ya da Develi ovasından temin edilecek suyu, dört-beş terfi ederek karşılayabilirsiniz. Bunun da yüzü astarından pahalı olur. Hiç olmasa, yakın geleceği kurtarabilmek için, Öküz Çukuru Göleti’ni (Kıranardı), biran önce su tutar hale getirin.

***

Başkan Özhaseki, geçenlerde yaptığı bir söyleşide, Tekir için; “sıcak su” temini bağlamında, MTA’nın bir araştırma yapacağını, bu konuda Bakan’ın ilgililere talimat verdiğini söylemiş.

Sanırım Başkanımzın, birkaç yıl önce yapılan, 2 bin küsur metrelik sondajdan haberi vardır. Bu sondajı KASKİ yaptırtmıştı… Sonuç alınamayınca, yüklenici apar-topar ekipmanını alıp götürmüştü. Bu çalışmanın sonucu ne oldu, ne kadar para harcandı?

Birkaç kez sormama rağmen cevap alamadım. Yol genişlemesi nedeniyle yıkılan “sığınak” civarında yapılan bu sondaj sonuçları, “sıcak su” temini açısından ışık tutar…

Yine bu söyleşide Özhaseki, Havaalanı genişlemesi ve hızlı tren için “İnşallah”lı bir yaklaşım sergilemiş. İnşallah, bu yıl ihaleye çıkacakmış?

Havaalanı genişlemesi için bir şey diyemem… Zira, 2020 yatırım programında “proje numarası” ile belirtilmiş. Yanlış hatırımda kalmadıysa, yılı için 10 bin lira ayrılmış. Ama Özhaseki Başkan kusura kalmasın… Devletin hiçbir kaydında; “Yerköy-Kayseri” hızlı tren hattının, “projesinin” bittiğini bir yana bırakın, devam ettiğine dair de bir kayda ulaşamadım.    

***

Yani, siyasilerin dilinde olan “Kayseri hızlı treninin” esamisi okunmuyor, devlet kayıtlarında…

***

Mehmet Bey, lütfetse de, “Hızlı tren” proje numarasını, biz iletse; eleştirirken de dikkatli olsak olmaz m? Evet. “projenin numarasını” mutlaka kamuoyu ile paylaşsınlar. Paylaşsınlar ki, takibi kolay olsun…

***

Değerli Başkanımız, konuşmasının satır arasında, “paradan” söz etmiş. Diyor ki, “para yok!” ya da Tayyip Beyin dediği gibi “Tulumbada su kalmadı!”

Peki sormak lazım: Değerli Başkanım Konya’ya gelince para var; Adana-Mersin Havaalanı’nın ihalesi yapıldı. Uygun görülmediği için, yeniden ihaleye çıkılıyor…  Kayseri’ye gelince “para yok!” Gerçekten inanarak mı söylüyorsunuz, kusura kalmayın, beceriksizliğiniz için “kılıf “ mı hazırlıyorsunuz?

“Beceriksizlik”derken, sakın kendileri alınmasın: Bu kategori de Bakanlık, Başbakanlık, Cumhurbaşkanlığı yapan, otuz yıldır siyasetin içinde olan Abdullah Bey de dahil zatınız, Mustafa Elitaş, Taner Yıldız, yatırım uzmanı olduğu yandaşlarınca söylenen Yaşar Karayel ve gelmiş geçmiş tüm Kayseri AK Parti milletvekilleri ve yöneticileri…

***

Aldığımız bilgiye göre, Sayın Gül, bu ay içerisinde, “diploma töreni” için Kayseri’ye gelecekmiş. Umulurdu ki, bu seyahatini Ankara-Kayseri hızlı treni ile yapar; geldiği için, gözleri açık gitmeyecek Veli Altınkaya dostumuzla garda karşılardık…

***

Maalesef olmadı. Bakınız; Ispartalı merhum Süleyman Demirel kadar hizmetleri olmadı Kayseri’ye… Şayet, ERÜ’de binalar yükseliyorsa, bunları evvelemirde, Süleyman Beye borçluyuz… O üniversite ki, merhum Demirel’in adını bir yere veremedi!..

Oysa, heykelini dikmeleri ve kaidesine; “Kayseri ve ERÜ size minnetdardır!” sözünü düşmeli. Abadullah Bey de “Babamız” kadar Cumhurbaşkanlığı yaptı… Döneminde, “rutin hizmetler” dışında ne yapıldı, Kayseri’ye?

Kaldı ki; adı sonradan Abdullah Gül Üniversitesi olan “kamu üniversitesi”, “cemaat/fetö”nün engellediği günlerde; “hem Özhaseki ve hem de Abdullah Bey bunun hesabını veremez, büyük vebal altındalar!” türünden sayısız yazılarım var.

Diğer Makaleler