KTO Başkanı Gülsoy, pandemi sürecinde kullanılan kredi tutarını açıkladı

Kayseri Ticaret Odası (KTO) Mayıs ve Haziran Olağan Meclis Toplantısı gerçekleştirildi. KTO Başkanı Ömer Gülsoy, "Salgın; insan sağlığının, dijitalleşmenin ve kendi kendine yeten ülke olmanın ne kadar önemli olduğunu gösterdi" dedi.Meclis toplantısının konuğu olan Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi ve Kayseri Şehir Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. İlhami Çelik ise virüsün etkisinin azaldığı şeklindeki ifadeler doğruyu yansıtmadığını söyledi.

KTO Meclisi, Covid-19 salgını sebebiyle online olarak gerçekleştirilen toplantıların ardından Mayıs-Haziran Ayı Olağan Meclis Toplantısı için ilk kez bir araya geldi.

KTO M. RifatHisarcıklıoğlu Konferans Salonu’nda yapılan Meclis toplantısının konuğu Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu Üyesi ve Şehir Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. İlhami Çelik oldu.

Maske ve sosyal mesafe kurallarına riayet edilerek yapılan toplantıda Mayıs ve Haziran ayında gerçekleştirilen faaliyetler, normalleşme sürecinin başlamasıyla birlikte yaşanılan yeni gelişmeler ele alınırken geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden KTO’da 3 Dönem Başkanlık yapan  25. Dönem MHP Kayseri Milletvekili Hasan Ali Kilci’de unutulmadı.

Toplantının açılış konuşmasını yapan Meclis Başkanı Cengiz Hakan Arslan, Kilci ailesine başsağlığı diledi. Arslan, Koronavirüs salgınında Türkiye’nin ortaya koyduğu başarıya vurgu yaptı.

Gündem maddelerinin görüşüldüğü toplantıda ay için yapılan faaliyetler oy birliği kabul edildi.

Meclis toplantısında konuşan KTO Başkanı Ömer Gülsoy’da sözlerine Kilci ailesine ve sevenlerine başsağlığı dilediğini, Ticaret Odası ve Kayseri’ye yaptığı hizmetlerden dolayı Hasan Ali Kilci’yi rahmetle andıklarını söyleyerek başladı.

“3 AYLIK PANDEMİ SÜRECİNDE YOĞUN BİR DÖNEM GEÇİRDİK”                                                                                          

Şubat ayının ardından ilk kez yüz yüze toplantı gerçekleştirdiklerini kaydederek bu dönemde yapılan çalışmalar hakkında bilgiler veren Başkan Gülsoy; "3 Aylık pandemi sürecinde yoğun ve hassas bir dönem geçirdik. İnsan sağlığına önem vererek üyelerimize kaliteli ve daha iyi hizmet verebilmek için esnek çalışma ve online çalışmaya özen gösterdik.  Üyelerimizin taleplerini de ağırlıklı online olarak karşıladık. Üyelerimizi ilgilendiren hükümetimiz ve ilgili makamların aldığı yaklaşık 80 ayrı kararın en az 70’inde bizim taleplerimizin ciddi payının olduğunun bilinmesini isterim.” dedi.

“AŞI BULUNUNCAYA KADAR SALGINLA YAŞAMAYA ALIŞACAĞIZ”

Koronavirüs salgını ile mücadelede Türkiye’nin diğer ülkelere göre başarılı ve örnek olacak tarzda çalışmalar yürüttüğünü ifade eden Gülsoy, “Aşı ve ilaç bulununcaya kadar Kovid 19 denilen bu virüsle yaşamaya maalesef alışacağız. Bunun için Bilim Kurulu’nun aldığı kararlar doğrultusunda maskeli, mesafeli ve izolasyonlu  hayatımız bir süre daha devam edecek gibi gözüküyor. Sağlık hepimiz için önemli, bunun için uzmanların  uyarılarına hepimizin dikkat etmesi gerektiğini bir kez daha ifade etmek istiyorum. Bundan sonra hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı kesin. Hem insan hayatı, hem devletimiz, hem de işletmelerimiz yeni duruma göre kendilerini revize etmek zorunda. Kısmen başlayan normalleşmeden sonra ‘Devlet Aklı’nın da devreye girmesi ile, bundan sonra kimin ne yapacağının yeniden planlanması gerektiğine inanıyorum.” diye konuştu.

“KAYSERİ’DE KULLANDIRILAN KREDİ TUTARLARI”

Pandemi sürecinde Kayseri Ticaret Odası olarak tüm imkanlarını seferber ettiklerinin altını çizen Başkan Gülsoy, “Nefesimiz yetene kadar üyelerimizin yanındayız dedik. Nefes kredisi için şu ana kadar odamızdan  788 üyemize 40 milyon 900 bin TL kredi kullandırıldı.  Küçük İşletme Cansuyu kredisinde  de 855 üyemiz 21 milyon lira kredi kullanmıştır. İşe Devam Kredisinde 3500 kişiye  yaklaşık 2 milyar 500 milyon TL Kayseri’de kullanım sağlanmıştır.” Dedi.

“BAŞKAN GÜLSOY ÜYELERİN SIKINTILARINI TEK TEK SIRALADI”

Pandemi sürecinde üyelerinden gelen sıkıntılar konusunda da bilgiler veren Başkan Gülsoy, "İşletmelerimizle ilgili ‘Sicil affı’ nın ivedi olarak gündeme alınmasını bekliyoruz. Bu destek ve kredilerin gerçek ihtiyaç sahiplerine verilmesi gerektiğinin bir kez daha altını çizmek istiyorum. 2017’de çıkan ‘Sicil affı’nın ivedi olarak genele ve tabana yayılmasını istiyoruz. Ufak tefek aksaklıkların görmemeleri gerekir diye düşünüyorum. Bir diğer sıkıntımız ise Covid-19’un işyerleri için meslek hastalığı olarak kabul edilmemesi. Bu sıkıntımızı ilgili bakanlarımızla yaptığımız tele konferans bağlantılı toplantılarımızda da ifade ettik. Çalışma Bakanlığımız Covid-19’un işyerlerimizde çalışanlar için bir meslek hastalığı olarak kabul edilmeyeceğini Resmi Gazete’de bir genelge olarak yayınladı. Yeni normalleşme sürecinde biz tüm enerjimizi işimize vermek istiyoruz. Mahkeme kapılarında enerjimizin düşmesini istemiyoruz. Bunun için TBMM’nin açılmasından sonra bir torba yasaya bu endişemizi giderecek bir madde eklenmesi ve bunun kanun haline getirilmesini arzu etmekteyiz.Mücbir Sebep Kapsamının Genişletilmesi üzerinde çok durduğumuz önemli bir talebimizdir. Bir süredir yeniden gündeme gelen işsizlik fonu ve tazminat konusunda da “İşveren payının artırılması zaten zor günler geçiren işletmelerimizi tümden darboğaza sürekler. Biz her iki tarafında hak kaybının olmamasından yanayız. Bu konuda hükümetimizin gerekli hassasiyeti göstereceğine inanıyorum.” İfadelerini kullandı.

"SALGIN İNSAN SAĞLIĞININ, DİJİTALLEŞMENİN VE KENDİ KENDİNE YETEN ÜLKE OLMANIN NE KADAR ÖNEMLİ OLDUĞUNU GÖSTERDİ"

Pandeminin verdiği mesajları iyi okumamız gerektiğini ifade eden KTO Başkanı Gülsoy,  şu ifadeleri kullandı;

"Sanayimizin teknolojik dönüşüm, kaynak ve yatırım sorunu bulunuyor. İnsan kaynağımızın kaybedilmemesi, işçi-işverenin karşı karşıya bırakılmaması, fabrikaların açık olması, işletmelerin faaliyetlerini yürütmesi ve pazarlarımızın korunması büyük önem taşıyor. Doğru önlemleri almak zorundayız. Devletimiz açıklamış olduğu önlem paketleriyle ekonomimizde çarkların daha hızlı dönmesi için yeni ilave tedbirlere ihtiyaç olabilir. Pandeminin bize verdiği mesajları iyi okumamız lazım. Bu salgın insan sağlığının, dijitalleşmenin ve kendi kendine yeten ülke olmanın ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Pandemi sürecindeki iki ayda e ticaret bir önceki bir yıl gibi yüzde 47 oranında artış gösterdi. Vatandaşların alışkanlıklarını da dikkate alarak, e ticaret ve dijital dönüşüme hepimizin ayak uydurması gerekiyor. Saha araştırmaları online ticaretin, 7 yıllık hayalini 7 haftaya sığdırdığını gösteriyor. Bu dönemde ambalaj, eve servis, kargo hizmetlerinin önemi bir kez daha görüldü. Üretim alanlarımıza göre hepimizin yeni stratejiler geliştirmesi lazım. Elbette bundan sonra milli savunma sanayimiz gibi, milli sağlık-medikal, milli tarım politikalarımız olacak, olmalı. Devletimizin bu noktada müteşebbisleri önümüzdeki günlerde teşvik edici kararlar alacağına inanıyorum. Bu süreçte daha önce vergi , SGK borçlarının yapılandıran işletmelerimizin bir bölümünün nakit akışının bozulması nedeniyle bu ödemelerini aksattığını biliyoruz. Bunun için yeni bir vergi affı demiyorum; ancak yapılandırmaların, yeniden bir ödeme takvimine bağlanması, yine bu süreçte öz kaynaklarını kullanarak vergi ve diğer ödevlerini gününde yerine getiren işletmelere de belli oranlarda teşvik, indirim ve iade uygulaması yapılması gerektiğine inanıyoruz."

Diğer Haberler