Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Okan Kuzhan, kanserlerin önemli bir bölümü çevresel ve yaşam tarzı faktörleriyle ilişkili olsa da yaklaşık her 10 kanserden 1’inin kalıtsal, bir başka deyişle “ailesel” olduğuna dikkat çekerek, “Dolayısıyla ailesinde kanser öyküsü bulunan kişilerin hekimle görüşerek kişisel risk değerlendirmesi yaptırmaları ve buna uygun bir tarama planı oluşturulması yaşamsal önem taşımaktadır” diyor.
Kanserde ailesel riskin 5 önemli işareti!
Tüm kanserler yaşam boyunca hücrelerde biriken genetik mutasyonlar sonucu gelişiyor. Bu mutasyonların vücut hücrelerinde değil de eşey hücrelerinde, bir başka deyişle yalnızca üremeyi sağlayan sperm ve yumurta hücrelerinde oluşması durumunda kalıtsal (ailesel) riskten söz ediliyor. Meme, yumurtalık, kolon, prostat, mide ve tiroit kanserleri kalıtsal geçişin en sık görüldüğü kanser türleri arasında yer alıyor. Ancak ailesinde kanser öyküsü bulunan her birey kalıtsal kanser açısından risk grubunda olmuyor. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Okan Kuzhan, kalıtsal kanser riskine işaret eden durumları şöyle özetliyor:
- Aynı ailede birden fazla kişide kanser görülmesi
- Ailede 35 yaşından önce ortaya çıkan kanser vakaları
- Ailede iki taraflı kanser gelişimi (her iki memede, her iki böbrekte veya her iki yumurtalıkta kanser gelişmesi)
- Aynı kişide birden fazla farklı kanser türünün bulunması
- Adrenal korteks kanseri gibi nadir görülen tümörlerin saptanması
Bu bulguların varlığında genetik değerlendirme, gerekirse ileri tarama testleri ve tarama programlarının erkene çekilmesi öneriliyor.
Hangi yaşta hangi tarama yapılmalı?
Ailesel kanser riski taşıyan kişilerde tarama yaşı ve sıklığı kişiye özel olarak planlanıyor. Prof. Dr. Okan Kuzhan risk grubunda olan kişilerde en temel tarama yaklaşımını şöyle anlatıyor:
Meme kanseri: Birinci derece akrabasında (anne, kız kardeş) hastalık öyküsü bulunan kadınlarda tarama genellikle 30–35 yaş aralığında başlıyor. Yıllık mamografi temel yöntemi oluştururken, bazı durumlarda meme manyetik rezonans (MR) da eklenebiliyor. Riskin yüksek olduğu kadınlarda klinik muayeneler daha sık aralıklarla planlanabiliyor.
Kolon kanseri: Tarama genellikle en erken vaka yaşından 10 yıl önce veya en geç 40–45 yaş civarında başlatılıyor. Temel tarama yöntemi olan kolonoskopi risk durumuna göre 5 yılda bir tekrarlanıyor. Ailede 50 yaşın altında kolon kanseri tanısı varsa tarama daha erken yaşlara çekilebiliyor.
Prostat kanseri: Babasında veya erkek kardeşinde prostat öyküsü olan erkeklerde tarama genellikle 40–45 yaşlarında başlıyor. Prostat spesifik antijen (PSA) testi ve rektal muayene ile yapılan kontroller çoğunlukla yılda bir kez tekrarlanıyor.
Akciğer kanseri: Ailesinde akciğer kanseri bulunan ve risk faktörlerine sahip kişilerde tarama genellikle 50–55 yaş civarında düşük doz bilgisayarlı tomografiyle yapılıyor ve çoğunlukla yılda bir kez tekrarlanıyor.
Mide kanseri: Aile öyküsü ve Helicobacter Pylori enfeksiyonu birlikte risk oluşturabiliyor. Bu durumda endoskopik tarama genellikle 40 yaş civarında veya ailedeki en erken tanıdan 10 yıl önce başlatılıyor ve risk düzeyine göre 2 ila 5 yılda bir tekrarlanabiliyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: