Olay 9 Aralık 2025 tarihinde Melikgazi İlçesi Köşk Mahallesi'nde meydana geldi. İ.Ş.(52), boşanma aşamasındaki eşiyle konuşmaya gitti. Şahıs daha önce apartman görevlisinin karısı M.G.’yi (36) bıçakladı. Daha sonra eşi ve çocuğunun bulunduğu dairenin katına gitti. Kapının açılmamasına sinirlenen İ.Ş. balta ile vurduktan sonra olay yerinden kaçtı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ambulansla hastaneye kaldırılan yaralı M.G. kurtarılamadı. Polis, kaçan zanlıyı yakaladı. İ.Ş. hakkında ‘kadına karşı kasten öldürme’, ‘konut dokunulmazlığını ihlal etme’ ve ‘mala zarar verme’ suçlarından dava açıldı.
Davanın ilk duruşması bugün görüldü. Duruşmaya tutuklu sanık İ.Ş., olayda hayatını kaybeden M.G.’nin yakınları, sanık İ.Ş’nin eşi ve oğlu müşteki olarak katıldı.
SANIK: OLAY ANINI HATIRLAMIYORUM
Sanık İ.Ş. duruşmada ifadesinde, “2019 yılında emekli oldum. Oğlum psikolojik sıkıntı yaşadı, yurt dışına gitti. Oğlum bizim de yanına gelmemizi istedi. ‘Annemle kardeşim gelsin’ dedi. Eşim Kıbrıs’a gitti. Güvende olmadığı gerekçesiyle benden şikayetçi oldu. Benim yurt dışı yasağı kalkınca ben Kıbrıs’a gittim. Sonra eşime tehdit mesajları attım. Çiçek çikolata aldım gittim. Kendisi benden şikayetçi oldu. Ceza evinde yattım. Bina görevlisi olan E.G. kardeşimle sürekli konuşuyorduk. Olay günü eşime mesajlar attım. Arada tehdit mesajları da atıyordum. Şehir Hastanesine gittim orada baygınlık geçirdim. Parkinson nedeniyle felç geçirdim. Sonra tümör bulunduğunu öğrendim. Parkinson ilacı içip intihara kalkıştım. Bina görevlisi ‘emanet ve anahtarı ne zaman alacaksın?’ dedi. Bina görevlisi kaza yapmış, ‘ihtiyacım var’ dedi. ‘İntihar edeceksem evimde edeyim’ dedim. Parayı verecektim. Eşi ‘ağabey geldin mi?’ dedi. ‘Evet’ dedim kapıyı açtı. Bir komşumla karşılaştım. Ben bina görevlisinin eşine parayı verip, bodrumdan altınları alıp yukarı çıkmak istedim. Olayda hayatını kaybeden rahmetli, ağabey siz çok mutluydunuz neden böyle oldunuz?’ Dedi. Sonra bir resmi evrak gösterdi. Ne olduğunu sordu. Bıçaklama anını hatırlamıyorum ‘yapma ağabey’ dedi. Kaç kez bıçakladım hatırlamıyorum. Altınları almak için bodrum kata indim. Elektrik şalterleri vardı. ‘Çocuğum kameradan görmesin’ diye, elektriği kestim. Elime kamp malzemelerinin olduğu çantayı aldım. İlaçlar halsizlik yapmaya başlamıştı. Eşimle küçük oğlumun olduğu kata çıktım. Ben zile basınca eşim kilitledi. Oğlumun ‘yapma’ diye sesini duydum. Evden çıktım Jandarmaya gittim. ‘Ben birini yaraladım’ dedim. Ben olayları anlattım. İlk mahkemede bunları söylemedim. Bu durumların olması nedeniyle çok üzüldüm. Evimin kapısını zorladım. Kamp malzemelerinin olduğu çantayı açıp baltayı alıp kapıya vurdum. Eşime tehdit mesajları attım ama asla öyle bir şey yapmam. Amacım odaya girip ölmeyi beklemekti” ifadelerini kullandı.
SANIĞIN AYRILIK AŞAMASINDAKİ EŞİ: 8 KEZ ŞİKAYET ETTİM, SAVCI HEP SORUŞTURMAYA GEREK YOK KARARI VERDİ
Sanığın ayrılık aşamasındaki eşi olan müşteki Y.Ş. ise, “Biz 27 yılluk evliyiz. Ben bunu 27 yıl boyunca çektim. Kendisi ihraç oldu. Ben çalıştım. 2019’da memleketiniz olan Kayseri’ye döndük. Kendisinin hep kıslançlık sorunu vardı. Beni telefondan takip ediyordu. Kapı önü ve antreye kamera taktı. Sürekli kavga çıkartıyordu. 2024 Haziran’da sığınma evine gittim. Çocuklarımla görüşemiyordum. Oğlum ‘eve gelmiyor’ diyordu. Ben kendisine ‘beni öldür’ diye yalvarıyordum. ‘Senin gözün önünde oğlumuzu öldürürüm senin kurtuluşun yok’ diyordu. 12 Haziran 2025’te sabahın 05.00’inde kapıyı tekmeliyordu. Kapı yamuldu. Oğlum şaşırdı kaldı. Yurt dışımdaki büyük oğlumla görüştüm. Kafasına koyduğunu yapardı. Ben 27 sene o nedenle durdum. Oğlum Kıbrıs’a geçin dedi. Büyük oğlumun yanına gitme niyetim yoktu. Küçük oğlum lise son sınıfa gidiyordu. Eğitimini Kıbrıs’ta tamamlayacaktı. Ben sanığı 8 kez emniyete şikayet ettim. Savcı hep Soruşturmaya Gerek Yok Kararı verdi. Olay günü televizyon izliyordum. Elektriğin gittiğini farkettim. Bina içindeki ışığı kontrol ettim. Bunun geldiğini farkettim. Kapıyı kilitledim. Direk baltayla kapıya girdi. Kadını öldürmüş onunda farkında. Beni öldürüp içeri girecekti. Kapıya darbeleri hep kilit noktasına vurdu. Ben ‘Polisi arıyorum’ dedim KADES’e bastım. ‘Oğlum polisi arıyoruz git’ dedi. Kapıyı kıramayacağını anlayınca koşarak uzaklaştı. Parkinson rahatsızlığı yalan. Ben M.G.’nin öldürüldüğünü emniyette öğrendim. Sanığın söylediklerinin hepsi yalan. Ne oğlum ne ben 2024 Haziran’dan itibaren görüşmüyoruz. Kıbrısta benim yerimi buldu. Polisi çağırdım. 7 ay tutuklu kaldı” dedi.
Sanığın oğlu müşteki oğlu H.E.Ş. de, “Annem uzun süre şiddet gördü. Bize de küçükken zarar verdi. Olay günü kapıya vurma sesini duydum. Sırtımı dayadım kapı açılmadım diye. Ben hiç bir cümle duymadım. Annem KADES’e bastı. Ben de polisi aradım” ifadelerini kullandı.
Daha sonra tanıklardan M.G.’nin kocası E.G. dinlendi.
MAKTULÜN EŞİ, E.G.:ŞİKAYETÇİYİM
Maktulün eşi, E.G., “Bir gün önce beni aradı ‘yarın İzmir’den geleceğim’ dedi. Eşine hediye bırakmak istediğini söyledi. ‘Ben trafik kazası yaptım, dedim. ‘Benim hanıma bırak eşin almazsa iade ederiz’ dedim. Bir süre sonra karşı komşusu aradı ‘eşinin kapısına balta ile vuruyor’ dedi abla polisi ara dedim. Sonra bir komşumu aradım ‘eşimi aradım, açmıyor’ dedim. Kaza nedeniyle oluşan benim masrafımı zaten karşı taraf yaptırıyordu. Ben kendisinden para vesaire istemedim. Sonra karakoldan aradılar. Haberim yoktu. Karşı komşuları aradı ‘eşinin kapısını kırıyordu’ dedi. Onu polise söyledim. Eve girdim eşime seslendim. Kuran kursuna giderdi. Orada sandım. Evi gezdim, yatak odası girişinde eşimin cansız bedenini buldum. Şikayetçiyim” dedi.
Mahkeme heyeti sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek eksiklerin giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
Yorumlar
Kalan Karakter: