Dünya'nın gizli ve açık savaşlarla kavrulduğu süreçteyiz. Adına ister '3. Dünya Savaşı' deyin, isterseniz enerji savaşları deyin ama hemen hemen her coğrafyada gerilim üst düzeydedir.
Birçoğunda ABD'nin baş rolünde olduğu savaşlar nedeniyle artık kimsenin "Bana ne" deme lüksü de kalmamıştır. Venezüella da devlet başkanının nokta operasyonla alınıp ABD'ye götürülmesiyle başlayan 'İkinci Trump dönemi' olanca vahşetiyle sürmektedir. ABD için dahi, dünyanın geri kalanı içinse deli diye adlandırılacak Trump ve onun ekürisi katil Netenyahu, Ortadoğu'yu savaşlarla dizayn etmeye çalışmaktadır.
1. Dünya Savaşı'na girerek büyük kayıplara uğrayan Osmanlı Devleti'nin ardından 2. Dünya Savaşı'na girmeyen, denge siyaseti güderek Türk Milleti'ni çeşitli zorluklara rağmen harpten uzak tutan İsmet İnönü'dür. Evet, bahsi geçen dönemde savaşa girmemek için milletimiz gıda ve diğer tüketim maddelerine ulaşmakta zorluk yaşamıştır. Fakat yaşanan bu zorluklar ile daha büyük acıların önüne de geçilmiştir.
Dönemin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün başarılı denge siyasetiyle savaştan uzak kalan Türkiye Cumhuriyeti devleti, şimdi de sınırlarının dört bir yanında yaşanan savaşlardan aklı selimle uzak kalmaktadır.
Önceki dönem Dışişleri Bakanlarından Mevlüt Çavuşoğlu ile başlayan makul süreç devam etmektedir; devam etmelidir.
Bir dönem nidalarla komşu ülkelere hiza verileceği sanılan dış politika anlayışından, sessiz ve icraat dolu bir dış politika anlayışına geçilmiştir. Kuru gürültünün yerine diplomasinin önemi anlaşılmıştır. İzlenen başarılı denge siyaseti sayesinde devletimiz ve milletimiz şu ana dek süreçten asgari zarar görmüştür. Başta Dışişleri Bakanı Fidan ve MİT Başkanı Kalın olmak üzere süreçte emeği geçenler görevlerini layıkıyla yerine getirmişlerdir. Başarıları ve huzurumuz daim olsun.
Yorumlar
Kalan Karakter: