24 Nisan her yıl sözde Ermeni soykırımını anma günü olarak dünyanın birçok ülkesinden yayımlanan mesajlarla anılıyor. Tabi ki bize göre bir soykırım yok, tehcir var.
Konuyla ilgili ilim adamı kimliğiyle referans alabileceğimiz eski Türk Tarih Kurumu Başkanlarından Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu "Sürgünden Soykırıma Ermeni İddiaları" isimli kitabında, Ermeni tezlerini çürütmektedir. Halaçoğlu'nun konuyla ilgili bilgilerini şöyle özetleyebiliriz; "Osmanlı Devleti Ermeni olaylarının artmasının ardından başta Patrik olmak üzere Ermeni ileri gelenlerini çıkacak muhtemel isyanların önlenmesi konusunda uyararak, aksi takdirde sert tedbirlerin alınacağı hususunda dikkatlerini çekmiştir. Ancak bu uyarının dikkate alınmaması üzerine bu olayları başlatan ve Ermenileri silahlandıran komite yuvalarını dağıtmak için 24 Nisan 1915’te vilayetlere ve mutasarrıflıklara acele ve gizli kaydı ile talimat yollandığı görülüyor. Bundan sonra da Ermeniler bugünü soykırım günü ilan ediyor."
Yine Osmanlı Devleti'nin yayınladığı talimatlardan Protestan veya Katolik olan Ermenilerin kesinlikle sevk edilmeyeceği de anlaşılıyor. Yani tehcir yalnız Ortodoks Ermenileri kapsıyor.
Burada bir noktaya özellikle değinmek gerekir ki Halaçoğlu'nun verdiği bilgilere göre, söz konusu dönemde Talas'taki Amerikan Koleji dahil vatanın birçok bölgesindeki yabancı okullarda Ermeni komitacılar desteklenmiştir. Bu da yaşadığımız şehrimiz Kayseri için bir anekdot olarak hafızalarımızda yer etmelidir.
Gelelim başlığımızda da yer verdiğimiz görüşe. Girişte bahsettik, birçok ülkedeki birçok siyasi 24 Nisan'da sözde soykırımı hatırlatıyor ve anıyor. Soykırımı tanıyan ülkelerden ABD'nin büyük şehirlerinden New York'un Müslüman belediye başkanı Zohran Mamdani'de bu sene sözde soykırımı tanıdığını açıkça bildirerek, yazılı bir anma mesajı yayımladı. Hatta Mamdani el arttırarak, “Osmanlı İmparatorluğu 1.5 milyon Ermeni’yi katletti. Azerbaycan da 2023’te Dağlık Karabağ’dan 100 bin Ermeni’yi kovarak, soykırım kampanyasını sürdürdü” demiştir.
Yine Libya, Suriye ve Lübnan gibi Müslüman nüfusun ağırlıkta olduğu ülkelerde sözde soykırımı resmen tanımaktadır. Mamdani ve onun gibi düşünen Müslümanlar neden İslam birliği olmadığının açık göstergesidir.
Dünyada Müslüman denince akla Türk'ün geldiğini unutan bu gafiller, Ermeni yalanlarına sarılmışlardır. Kaldı ki Karabağ Savaşı'ndaki kesin Türk zaferi sonrası, Ermenistan Devlet Başkanı Paşinyan bile bu kadar keskin olmamıştır. Paşinyan bahsi geçen savaşın ardından daha mutedil ve pragmatik politikalara yönelmiştir. Hatta yurttaşlarınca, ılımlı politikaları nedeniyle hainlikle bile suçlanmaktadır.
Maalesef ki Müslümanlar, iki cihan serveri Hz. Muhammed'in (sav) vefatıyla birlikte aynı bakış açısına sahip değillerdir. Aynı yöne bakmaları da bundan sonra zor görünmektedir. Dolayısıyla atılacak adımların tıpkı şu an dış politikamızda davranıldığı gibi makul olması ve gönlümüzden geçenlerle değil, aklımıza uyanlarla hareket edilmesi gerekmektedir.
Yorumlar
Kalan Karakter: