Saadet Partisi Genel Başkanı ve Kayseri Milletvekili Mahmut Arıkan, kürsüden NATO Zirvesi hazırlıklarını eleştirdi.
Arıkan şu açıklamalarda bulundu:
"Ankara'da NATO Zirvesi için yoksulluğun üzeri brandalarla kapatılmaya çalışılırken, depremin yaralarının sarılmaya devam ettiği Adıyaman'da çiftçimizle, esnafımızla bir araya geldik ama onlara bir dokunduk bin ah işittik. Bitmeyen yolları, sulama projelerini altyapı çalışmalarını gördük. Toz toprak içinde bir Adıyaman ile karşılaştık. Biz bunları gördük ama sayın Cumhurbaşkanı Adıyaman'a gittiğinde bunları göremedi. Çünkü o zaman da şimdi Ankara'da olduğu gibi Adıyaman'ı brandalarla kapatmışlardı. Bu iktidar, branda iktidarıdır, bu iktidar sorunları çözmeyi değil, örtmeyi marifet zannediyor. Sayın Cumhurbaşkanı, Hatay'a gidecek; branda, Adıyaman'a gidecek; branda...Şimdi de Trump gelecek diye tüm Ankara'yı brandalarla örtüyor. Ey AK Partililer! Beceriksizliğinizi brandalarla örtemezsiniz. 25 yılın ardından AK Parti iktidarının ülkemizi getirdiği durum budur."
Arıkan, Dünya Emekliler Günü dolayısıyla emeklilerin yaşadığı mağduriyete dikkati çekerek, şunları söyledi:
"'Emekliyi enflasyona ezdirmedik' diyorlar. Hangi enflasyon? Pazarın gerçeğini değil, kağıdın yalanını anlatan o makyajlı enflasyon mu? 2001’in o ağır kriz günlerinde, ‘yazar kasaların fırlatıldığı’ günlerde bile en düşük emekli maaşı asgari ücretin 1,6 katıydı. O oranı bugüne taşıyabilseydik, en düşük emekli maaşı 45 bin lira olurdu. İktidara soruyorum: 45 bin lira nerede, 20 bin lira nerede? İktidara çağrımız şudur: Temmuz ayındayız, gelin bu ay, en düşük emekli maaşını asgari ücrete eşitleyecek kalıcı bir kanuni düzenleme yapalım."
Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi öncesi yapılan hazırlıklara ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Arıkan, şöyle konuştu:
"İktidar, ülkenin bütün sorunlarını bir kenara bıraktı, varsa yoksa NATO diyor başka da bir şey demiyor. NATO için yapılan hazırlıklara bakıyoruz, manzara tam anlamıyla, aziz milletimiz ve devletimiz için utanç verici bir hal aldı. Sırf eylem yapabilirler diye insanlar tutuklanıyor, matbaalara bile, eylemlerle ilgili hiçbir şey basılmayacak diye talimatlar gidiyor, gazetecilere ambargo konuluyor, aziz milletimizin yaşadığı yoksulluk görülmesin diye evler boyanıyor, yol kenarlarına branda çekiliyor. Şimdi biz iktidara sormak istiyoruz, 'Siz birçok kez ABD’ye gittiniz, siz ABD’ye gidince kaç park kapatıldı? Kaç kişi günler öncesinden tutuklandı?' Biz söyleyelim, '0'. Hadi Başkenti anladık, Afyonkarahisar’da ne oldu ne diye yasak getiriyorsunuz? Karabük’te, Mersin’de, Eskişehir’de, Bolu’da, Antalya’da neden yasak koyuyorsunuz? Sizin aklınızdan ne geçiyor? Yoksa memleketi sıkı yönetime mi hazırlıyorsunuz? Siz vatandaşın en tabi anayasal hakkını elinden alacaksınız sonra da kalkıp sivil Anayasa yapacağız teranesi anlatacaksınız… Hadi oradan, hadi oradan, hadi oradan..."
"YÜZDE YÜZ YERLİ VE MİLLİ DEDİĞİNİZ JETİN MOTORUNU NEDEN TRUMP BİZE HEDİYE EDİYOR?"
Arıkan, bazı basın yayın organlarında yer alan, "Trump elinde büyük bir hediye paketi ile geliyor" iddialarına yönelik, "Ne varmış paketin içerisinde? KAAN jetlerinin motorları varmış. Yüzde yüz yerli ve milli dediğiniz jetin motorunu neden Trump bize hediye ediyor? Kaportası bizden, motoru Amerika’dan gelen bir jetin kullanım izni, bizde mi, yoksa ABD’de mi olacak? Milletimiz algı değil, gerçekten icraat istiyor. Sadece adı değil, motoru da yüzde yüz yerli, yüzde yüz milli olan Atak Helikopteri, Kaan Jeti istiyor. Kaan jeti için TF35000 motoru çalışmalarını bir an önce bitirin ve ABD’ye muhtaçlığımızı ortadan kaldırın" diye konuştu.
Yorumlar
Kalan Karakter: