"Var git ölüm, bir zaman da yine gel" demiş Karacaoğlan. Keşke bende babama gelen can alıcıya böyle seslenebilseydim.
Merhum babam Oktay Ensari geçtiğimiz yıl (21 Mart) dünya hayatından ahiret hayatına göç etti. Geride dolu dolu bir ömür, şerefli bir isim bıraktı.
Ben babamı kaybettim; mütevazı olamayacağım Kayseri bir hafızayı, gazetecilik ise duayenini kaybetti. 68 yıllık ömrünü çok sevdiği mesleğini doya doya icra ederek geçirdi. Hastanede bile köşe yazısını yazdırırdı.
Her konuda anlaşamazdık ama çok iyi yol gösterirdi. Neyin, nasıl yapılması veya yapılmaması gerektiğini oldukça iyi gösteren bir kılavuzdu. Kültürlü yaşamayı, giyinmeyi, oturup-kalkmayı, hayatı kaliteli yaşamayı gösterdi bana. Çünkü aileden gelen asalet ve edindiği tecrübeler vardı. Bu sebeple kendisi de girdiği ortamda kamer gibi parlardı. Farklıydı. İletişim kuramayacağı mertebe yoktu. Hadsize haddini bildirmekte ustaydı. Bu arada bunların çoğunun maddiyatla da ilgisi yoktu. Vizyon sahibiydi babam.
Hâlâ bazen elim telefona gidiyor babamı aramak için. Bir şey sormak ya da bir durum hakkında farklı görüş açısından faydalanmayı arzuluyorum. Hiçbir uğraşım olmadan sabahtan akşama kadar babamla birlikte olmayı çok isterdim. Ama acı gerçek hatrıma geliyor yine.
Babam beni çok arardı, şimdi ben onu çok arıyorum.
Kızım Güntülü Ece'yi görebilmesini isterdim. O'nu sevmesini izlemek isterdim.
********* ********* *********
Şimdilerde babamın vasiyeti olan kayseritelgraf.com isimli haber sitesinin imtiyaz sahipliğini acizane yaşatmaya çalışıyorum. Allah bana ömür verdikçe Oktay Ensari ismini yaşatacağım. Öyle yapılarda falan değil, manevi olarak her dönem hatırlanacak inşallah.
Kusura bakmayın bazı noktalarda böbürlendiysem. Ama yeri gelince cahille, ahlâksıza da had bildirmek beyinlerin zekatıdır bence. Babam da olsa öyle derdi. Hem ne demişler "Fazla tevazunun sonu vasat adamdan nasihat dinlemektir".
********* ********* *********
Derdi olanın, sıkıntısı olanın yardımına ilk babam koşardı. Camiasının hayır işlerinin öncüsüydü. Buna karşın vefadan falan bahsetmeyeceğim, yalnızca arayan soranlara, bizi yalnız bırakmayanlara ve Abdullah Keskinkılıç beyefendiye hassaten şükranlarımı sunarım.
Allah'ın rahmeti, Peygamber Efendimizin ve ceddim Ebu Eyyub-el Ensari hazretlerinin şefaatleri babamın üzerine olsun. Seni hiç unutmadım, unutmayacağım babacığım.
Şayet sizlerde bir Fatiha'yı çok görmezseniz seviniriz.
Bu vesileyle Ramazan Bayramınızınız hayırlara vesile olmasını dilerim. Hayırlı bayramlar.
Yorumlar
Kalan Karakter: