Geçtiğimiz günlerde ODTÜ'de gerçekleşen bir konser esnasında kanı bozukların Türk Bayrağı'na olan saldırısı bizleri hem sarstı hem de üzdü.
'Karşıt görüş' değil, özellikle kanı bozuk tabirini kullanıyorum. Ellerinde içki şişeleriyle, kemerlerle Türk Gençleri'ne saldıranlara uzak olmamız bizi üzdü.
Sarsıcı olan ise başkentte bu eylemleri yapabiliyor olmaları. Konseri gerçekleştirene bakıyorsunuz defalarca terör örgütü nedeniyle suç almış Grup Yorum solisti. Gençlerimize saldıranlara bakıyorsunuz, medeniyetten nasibini almamış, suratlarından nurları silinmiş köpek sürüleri…
Türk Gençliği ilim ve medeniyet yolunda kararını tertemiz olmakla, yüzü ve gönlü kararmış olmanın arasında verecektir.
Banka soyguncusunu 'fidan', savcı katilini 'aktör', terör örgütü propagandası yapanları 'şarkıcı' olarak dillendirenlere karşı her bir Türk evladı yılmaz mücadelesini sürdürmelidir. Üniversitede, sokakta, iş hayatında bu mücadele bir an durmaksızın devam etmelidir.
Merhum Galip Erdem'in sözüdür: "İnsan vardır, kendini dünyanın mihveri sanır, insan vardır, kendisini aşan bir büyük gayenin vasıtası olduğuna inanır. Ben inananlardanım."
Unutulmasın; Türk çocukları kendisini ve asırları aşan gayenin ulu taşıyıcısıdır.

SUUDİLERLE İMZALANAN ANLAŞMANIN MAKSADI NEDİR?
Türkiye ile Suudi Arabistan arasında Türkiye'de 5 bin megawat gücünde güneş ve rüzgar santralleri inşası anlaşmasına imza atıldı. Buna göre Suudiler ilk olarak Sivas ve Karaman'da toplam 2 bin megawat gücünde iki güneş santrali kuracak.
30 yıl boyunca Suudilerin ülkemiz topraklarında ürettiği enerjiyi de devlet eliyle satın alacağız. Projenin yaklaşık bedeli 2 milyar dolar.
Kapitülasyon belasını Lozan'da yırtıp atan bir millet neden kendi yapabileceği yatırımı bir başka ülkeye yaptırır? Şayet yatırım bedeli problemi varsa bütçe oluşturulana kadar beklense olmaz mıydı?
Elbette ülkeye yatırımcı çekmek önemli. Fakat enerji gibi stratejik bir sektörde bu yatırım gerekli midir?
Yorumlar
Kalan Karakter: