Son dönemde maalesef hepimizin yüreklerini dağlayan genç ölümlerinin muhatabıyız.
Saçları kafalarına tas koyulmuş şekilde yandan sıfırlanmış, anasının babasının başından savdığı, sopu belirsiz caniler; kalplerinin güzelliği yüzlerine vurmuş, nur yüzlü gençlerimizi bir bir katlediyor.
Ahmet Minguzzi cinayeti ile başlayan toplumda yankı uyandıran bu katillerin adı da 'suça sürüklenmiş çocuk'. Bunlar çocuk değil katil. Akıl baliğ olan kimse bir şeye sürüklenmez, gerekirse canına kast eder ama başkasına zarar vermez.
Kız kardeşine laf atanlar tarafından katledilen Hakan Çakır'dan sonra son olarak Atlas Çağlayan isimli kardeşimizin canına kıydılar. Ben Atlas haklı veya haksız kavgasında değilim. Ama karşısındakinin kalbine bıçak saplayacak kadar bozulmuşsa bir kalp, onun çocukluğu falan kalmaz.
Bu vakaların son olacağına birazcık ümidimiz olsa insanlar sadece yas tutar. Ama insanlar aynı zamanda kin de tutuyor. Çünkü katilin az bir cezayla dışarı çıkıp, 'kahraman' gibi gezeceğini herkes biliyor.
Artık toplum kendi adaletini kendi sağlama çabasındadır. Canı yanan, can yakacaktır.
Boşuna insanlar başı dara düştüğünde 'Sedat Peker'e ulaşmaya çalışmıyor. Esas vahim durum budur.
Yapılması gereken ise , bu soyu bozukların ailelerine de ceza verilmesidir. Tıpkı teröristler için daha önce önerdiğim gibi, bunların da ailelerinin devletten aldığı tüm yardımlar kısıtlanmalıdır.
Bakın bakalım sonra sokağa tasmasız köpek çıkabilir mi?
Genç yaşta hayattan koparılan kardeşlerimize Allah rahmet eylesin. Ailelerine sabırlar versin.
Yorumlar
Kalan Karakter: