Şatafatlı sofraların, pahalı yiyeceklerin tüketicileri bir yana dursun, cennet vatanımızdaki gariplerin, Doğu Türkistan'daki mazlumların, Gazze'de soykırımdan kurtulanların Ramazan'ı hoş geldi, sefalar getirdi.
Bu kardeşlerimizle en eşit olduğumuz aydayız. Onlar kadar gıdasız kalacağız. Onlar gibi hürriyetimizden yoksun değiliz fakat galiba ilk defa onlara bu kadar yakınız.
Arınma ve rahmet ayında bedenler zorlanacak ama yanı başımızdaki muhtaçların ahvâlini anlayacağız şayet düşünürsek.
Uzaklarda ihtiyaç sahibi arayana kadar kapımızın önüne bakacağız. Aynı kentte yardım bekleyenleri, depremde yalnızca canını kurtaran depremzedeleri unutmayacağız. Adı sanı duyulmamış markaların ürünlerini onlara ulaştırmak yerine, kursağımızdan geçenleri bu kardeşlerimizle paylaşacağız. Nasıl ki kendi evimizin içindeki hastayı bırakıp başka bir hastayla ilgilenemiyorsak, millet olma bilinciyle bu kardeşlerimizi hatırlayacağız. Uzaklar zaten bilir bizi zira kimse Mehdi beklemez, vefalı Türk'ü bekler.
Neredeyse bir asırdır Çin zulmüne maruz kalan, Doğu Türkistan'da Allah rızasına uygun olarak insanca yaşamak isteyen kardeşlerimize ulaşamıyoruz. Allah onlara da ulaşmamızı nasip etsin.
Yine terörist devlet İsrail'in katliamlarını sinema izler gibi izlediğimiz Filistinliler de bu Ramazan akıllarımızdan çıkmasın. Yardımımız ulaşmasa da empatiyi unutmayacağız, duayı eksik etmeyeceğiz.
1600'lerde yaşayan İtalyan filozof Giordano Bruno “Tanrı, iradesini hâkim kılmak için yeryüzündeki iyi insanları kullanır, yeryüzündeki kötü insanlar ise kendi iradelerini hâkim kılmak için Allah’ı kullanırlar” demiş. Bu Ramazan iyi insan veya kötü insan olma arasında tercih yapma ayı olsun.
Ramazan Ayınızın hayırlara vesile olmasını dilerim.
Yorumlar
Kalan Karakter: