Bazı insanlar vardır; yaşadıkları şehre yalnızca hizmet etmez, ruhlarını da bırakırlar.
Aradan yıllar geçse de isimleri unutulmaz, hatıraları silinmez. Çünkü onlar makamlarıyla değil, gönüllerde bıraktıkları izlerle yaşarlar.
Bugün, ebediyete intikalinin altıncı yıl dönümünde, manevi babamız olarak gördüğümüz merhum Hasan Ali Kilci'yi rahmet, minnet ve özlemle anıyoruz.
Erciyes Dağı'nın heybetli eteklerinde sabahın ilk ışıkları yeryüzüne düşerken, Kayseri'nin semalarında hafif bir rüzgâr dolaşıyor.
Sanki geçmişten gelen hatıraları taşıyor. Kimi zaman bir dost meclisinden yükselen bir tebessüm, kimi zaman bir esnafın dilindeki vefa cümlesi, kimi zaman da gençlerin geleceğe umutla bakmasını sağlayan bir nasihat olarak karşımıza çıkıyor.
Çünkü bazı insanlar hskka yürüfüklerinde yalnızca bedenleri toprağa emanet edilir; fikirleri, hizmetleri ve güzel hatıraları yaşamaya devam eder.
Hasan Ali Kilci de böyle isimlerden biriydi. O getçek Bir Türk'dü.
Ticaret hayatının içinden gelmiş, alın terinin kıymetini bilen, Kayseri'nin üretken ruhunu temsil eden bir gönül insanıydı.
Görev yaptığı dönemlerde yalnızca makamın sorumluluğunu taşımadı; insanlara dokunmayı, dert dinlemeyi ve çözüm üretmeyi de bildi.
Onu tanıyanların hafızasında; kapısı açık, sözü samimi, gönlü geniş bir insan olarak kaldı.
Yıllar geçse de bazı isimler unutulmaz.
Çünkü onlar, insanların hayatında bıraktıkları iyiliklerle yaşamaya devam ederler.
Bugün Erciyes'in eteklerinde bulunan kabri başında sessizce duran her yürek, aynı duayı fısıldıyor:
"Ne çabuk geçti yıllar "
Sanki dün birlikte sohbet edilmiş gibi.
Sanki dün bir nasihatini dinlemiş gibi.
Sanki dün bir hayır işine öncülük etmiş gibi.
Ama zaman, fanilerin elinden kayıp gidiyor.
Geriye ise yapılan iyilikler ve güzel hatıralar kalıyor.
İnsan bazen özlemini kelimelere sığdıramıyor.
Çünkü bazı insanlar yalnızca dost değildir; yol gösteren, öğreten, destek olan, manevi anlamda insanın hayatına yön veren birer çınardır.
Merhum Hasan Ali Kilci de birçok insan için böyle bir çınardı.
Bugün altıncı sene-i devriyesinde onu anarken, yalnızca bir siyasetçiyi, bir iş insanını ya da bir yöneticiyi değil; ardında vefa duygusu bırakan bir gönül insanını yad ediyoruz.
Erciyes'in zirvesine düşen karlar gibi tertemiz hatıralarıyla.
Kayseri'nin sokaklarında yankılanan güzel adıyla.
Dostlarının dualarında yaşayan hatırasıyla.
Rabbimizden niyazımız odur ki;
Mekânı cennet olsun.
Kabri nurla dolsun.
Rahmet-i Rahman'a kavuşmuş olan merhum Hasan Ali Kilci'nin makamı âli olsun.
Yüce Allah, yaptığı hayırları sadaka-i cariye olarak kabul buyursun.
Erciyes'in eteklerinde, nurlar içinde uyusun.
Bizler onu unutmadık, unutmayacağız.
Çünkü vefa, sadece hatırlamak değil; güzel insanların emanet ettiği değerleri yaşatmaktır.
Ruhu şad, mekânı cennet, makamı âli olsun.
Allah rahmet eylesin. Amin.
Yorumlar
Kalan Karakter: